Lipödem Akademi

Lipödem ve hipermobilite: eklem gevşekliği, bağ dokusu ve ağrı ilişkisi

Prof.Dr. Mustafa SAÇAR

Lipödemli bazı hastalar yalnız bacak ağrısı değil, dizlerde içe kaçma, ayak bileğinde sık burkulma, kalça-bel ağrısı, boyun-sırt hassasiyeti, çabuk yorulma ve çocukluktan beri fazla esnek olma gibi şikayetler de anlatır. Bu tablo bazen hipermobilite ile ilişkilidir. Hipermobilite, eklemlerin normal hareket sınırından daha fazla açılabilmesi anlamına gelir. Her esnek insan hasta değildir; fakat esneklik ağrı, sık incinme, yorgunluk, dengesizlik veya günlük yaşam kısıtlılığıyla birlikteyse daha dikkatli değerlendirilmelidir (Tinkle ve Levy, 2019).

Son yıllarda lipödem ile hipermobilite spektrum bozuklukları arasındaki örtüşme daha fazla tartışılıyor. 2025 tarihli kesitsel bir çalışmada lipödemli katılımcıların yüzde 44'ü erişkin dönemde hipermobil alanlar bildirmiş, yaklaşık yüzde 60'ı çocuklukta hipermobil olduğunu hatırlamıştır (Fiengo ve Sbarbati, 2025). Bu veri lipödem hipermobilite yapar demek değildir; ama bazı hastalarda bağ dokusu, fasya, ağrı ve hareket stratejisinin birlikte düşünülmesi gerektiğini gösterir.

Hipermobilite nedir, her esneklik sorun mudur?

Hipermobilite, eklemin beklenenden daha geniş hareket edebilmesidir. Parmakları geriye fazla bükebilmek, dirseklerin veya dizlerin geriye kaçması, avuç içini yere koyabilmek ya da çocuklukta çok esnek olmak buna örnek verilebilir. Bu durum bazı kişilerde hiçbir sorun yaratmaz. Sorun, esnekliğin ağrı, burkulma, çıkık hissi, kas yorgunluğu, denge sorunu ve hareketten sonra günlerce toparlanamama ile birleşmesidir.

Hipermobilite spektrum bozukluğu ve hipermobil Ehlers-Danlos sendromu, bağ dokusu yani vücudun destek dokularıyla ilişkili klinik tablolardır. Bağ dokusu yalnız eklem bağlarını değil; deri, damar çevresi, fasya, sindirim sistemi ve bazı otonom belirtileri de ilgilendirebilir (Tinkle ve Levy, 2019). Bu nedenle lipödemli bir hastada yaygın ağrı ve esneklik varsa mesele yalnız zayıf kaslar ya da hareketsizlik diye geçiştirilmemelidir.

Lipödemle hipermobilite neden aynı hastada görülebilir?

Lipödem, güncel kaynaklarda yalnız yağ birikimi değil; ağrı, inflamasyon, fibrozis, mikrodolaşım ve fasya gibi bağ dokusu bileşenleriyle ilişkili bir adipo-fasiyal tablo olarak ele alınmaktadır (Fiengo ve Sbarbati, 2025; Faerber ve ark., 2024). Fasya, kasları ve yağ dokusunu çevreleyen, dokuların kaymasını ve yük dağılımını etkileyen bağ dokusu ağıdır. Bu ağın özellikleri değiştiğinde kişi hem doku hassasiyetini hem de hareketi farklı hissedebilir.

Herbst (2019), lipödemli kadınların önemli bir bölümünde bağ dokusu bozukluğu ile uyumlu eklem hipermobilitesi olabileceğini ve bu durumun Ehlers-Danlos spektrumu içinde değerlendirilebileceğini belirtmiştir. Bu ifade kesin tanı koymak için kullanılmaz; fakat lipödemi sadece yağ dokusu kalınlığı gibi değil, bağ dokusu ve dolaşım çevresiyle birlikte okumak gerektiğini hatırlatır.

Fasya neden bu kadar konuşuluyor?

Fasya, basit bir zar gibi düşünülmemelidir. Kasların, damarların, sinirlerin ve yağ dokusunun etrafında yük taşıyan, gerilimi dağıtan ve dokuların birbiri üzerinde kaymasını sağlayan canlı bir bağ dokusu sistemidir. Hipermobil kişilerde eklem sınırlarını kontrol etmek için kaslar daha fazla çalışmak zorunda kalabilir; lipödem dokusundaki hassasiyet ve doku basıncı bu yükü daha görünür hale getirebilir.

Wang ve ark. (2025), hipermobil Ehlers-Danlos sendromu ile birlikte lipödem veya Dercum hastalığı gibi yağ dokusu hastalığı bulunan kişilerde ultrasonla alt ekstremite ve gövde fasyasını değerlendirmiştir. Çalışmada eşlik eden yağ dokusu hastalığı olan grupta bazı bölgelerde yüzeyel ve derin fasya kalınlığının daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Örneklem küçüktür; yine de fasya, ağrı ve yağ dokusu hastalıkları arasındaki ilişkinin araştırmaya değer olduğunu göstermesi açısından önemlidir.

Hastalar bunu nasıl hisseder?

Hasta diliyle anlatırsak tablo şöyle olabilir: Dizlerim içe kaçıyor, ayak bileğim kolay burkuluyor, kalçamda boşluk var gibi hissediyorum, uzun yürüyüşten sonra yalnız kaslarım değil bütün bacağım ağrıyor, pilates ya da yoga sırasında fazla açılıyorum ama sonra günlerce sızlıyor. Bu cümleler tek başına hipermobilite tanısı koydurmaz; ama lipödem ağrısına eklem kontrolü ve bağ dokusu yükünün eşlik edebileceğini düşündürür.

Bu nokta özellikle lipödem belirtileri ile karışabilir. Lipödem ağrısı çoğu zaman dokunmakla hassasiyet, morarma, ağırlık ve dokuda gerginlik şeklinde tarif edilir. Hipermobiliteyle ilişkili ağrı ise daha çok eklem çevresi, tendon, kas yorulması, burkulma sonrası uzayan hassasiyet veya bel-kalça-diz hattında yüklenme gibi hissedilebilir. İkisi aynı kişide birlikte bulunabilir.

Fibromiyalji benzeri ağrı ve yorgunluk nerede devreye girer?

Hipermobilite spektrumunda yaygın ağrı, yorgunluk, uyku bozukluğu, baş dönmesi, mide-bağırsak yakınmaları ve beyin sisi gibi şikayetler görülebilir (Tinkle ve Levy, 2019). Lipödemli hastalar da kronik ağrı, hareketten kaçınma, yanlış anlaşılma ve beden algısı yükü nedeniyle benzer bir yorgunluk döngüsüne girebilir. Bu yüzden hastanın şikayeti yalnız bacaklarım kalın şeklinde kalmıyorsa daha bütüncül bakmak gerekir.

Bu durum hastanın zayıflığı değildir. Kronik ağrı, eklem kontrolü zorluğu ve hareketten sonra toparlanmanın uzaması kişinin özgüvenini ve tedavi motivasyonunu etkileyebilir. Bu bağlamda lipödemin psikolojik etkileri yalnız duygusal bir konu değil; ağrı, yorgunluk ve günlük işlevle doğrudan ilişkili bir başlıktır.

Egzersiz seçimi neden değişebilir?

Hipermobilite varsa amaç daha fazla esnemek değil, eklemi daha güvenli kontrol etmektir. Çok derin esneme, kontrolsüz zıplama, ağır yükle dizleri içe düşürerek squat yapmak, hızlı yön değiştirme veya ağrıya rağmen devam etmek bazı hastalarda şikayetleri artırabilir. Bu nedenle egzersiz planı düşük etkili, kontrollü, kas gücünü ve propriosepsiyonu yani eklem pozisyon hissini geliştiren bir yapıda olmalıdır.

Yüzme, su içi yürüyüş, kontrollü kuvvet egzersizleri, nefesle uyumlu core çalışmaları, yavaş tempolu yürüyüş ve kişiye göre düzenlenmiş direnç çalışmaları daha güvenli seçenekler olabilir. lipödem egzersizleri bu çerçevede hastaya yalnız hareket et demek yerine, hangi hareketin hangi bedene daha uygun olduğunu düşündürmelidir.

Kompresyon ve manuel lenf drenaj hipermobil hastada farklı mı düşünülür?

Kompresyon lipödemde ağırlık hissi, doku desteği ve gün içi konfor açısından yardımcı olabilir. Hipermobil hastada ise kompresyonun verdiği dış destek bazen proprioseptif farkındalığı artırabilir; kişi eklemini ve bacağını daha iyi hissedebilir. Ancak basınç, kumaş tipi, dikiş, eklem katlantıları ve cilt hassasiyeti kişiye göre ayarlanmalıdır.

Manuel lenf drenaj ve kompresyon planlanırken ağrı eşiği, cilt hassasiyeti, kolay morarma, eklem pozisyonu ve bel-boyun konforu hesaba katılmalıdır. manuel lenf drenaj ve kompresyon bu nedenle mekanik bir uygulama değil, hastanın dokusuna ve toleransına göre düzenlenen bir destek yaklaşımı olarak görülmelidir.

Ne zaman fizik tedavi, romatoloji veya genetik değerlendirme gerekir?

Sık burkulma, tekrarlayan çıkık veya yarı çıkık hissi, belirgin eklem instabilitesi, çocukluktan beri aşırı esneklik, yaygın tendon-kas ağrısı, hareketten sonra günlerce kötüleşme, ailede benzer esneklik öyküsü, kolay morarma, yara iyileşmesinde sorun, bayılma hissi, çarpıntı, baş dönmesi veya ciddi mide-bağırsak yakınmaları varsa daha geniş değerlendirme gerekir. Bu durumda fizik tedavi ve rehabilitasyon, romatoloji veya bağ dokusu hastalıklarıyla ilgilenen ekipler sürece dahil olabilir.

Öte yandan her esnek kişi Ehlers-Danlos sendromu değildir. Tanı, yalnız sosyal medyadaki birkaç testle konmaz. Beighton skoru gibi araçlar tarama için kullanılabilir; ama kişinin yaşı, cinsiyeti, geçmiş yaralanmaları, sistemik belirtileri ve muayenesi birlikte değerlendirilir. Lipödem şüphesi de lipödem teşhis yöntemleri içinde anlatılan klinik çerçeveyle ele alınmalıdır.

Hangi durumlar lipödem sanılabilir?

Hipermobil bir kişide bacak ağrısı, diz çevresi hassasiyeti veya ayak bileği sorunları her zaman lipödemden kaynaklanmayabilir. Tendon zorlanması, diz kapağı çevresi ağrı, kalça stabilite sorunu, bel kaynaklı ağrı, venöz yetmezlik, lenfödem, fibromiyalji benzeri yaygın ağrı veya tiroid kaynaklı yorgunluk tabloya karışabilir. Bu nedenle lipödem zannedilen durumlar özellikle bu hasta grubunda gereksiz etiketlenmeyi azaltır.

Lipödem varsa bile eşlik eden hipermobilite tedavi planını değiştirebilir. Hastaya daha çok spor yap demek yerine, daha güvenli hareket, daha iyi kas kontrolü, doğru kompresyon, yeterli toparlanma ve gerekirse multidisipliner takip anlatılmalıdır.

Sonuç olarak

Lipödem ve hipermobilite arasındaki ilişki giderek daha fazla araştırılan güncel bir konudur. 2025 verileri, lipödemli bazı hastalarda hipermobilite öyküsünün ve bağ dokusu belirtilerinin dikkate değer olabileceğini gösteriyor; ultrason çalışmaları da fasya düzeyinde yeni sorular açıyor (Fiengo ve Sbarbati, 2025; Wang ve ark., 2025). Yine de bu bilgiler her lipödem hastasında hipermobilite vardır veya her esnek kişide lipödem gelişir anlamına gelmez. En güvenli yaklaşım, ağrı tipini, eklem kontrolünü, doku hassasiyetini, egzersiz toleransını ve ayırıcı tanıyı birlikte değerlendirmektir. Böyle yapıldığında tedavi yalnız kilo veya bacak kalınlığına değil, kişinin gerçek hareket kapasitesine ve yaşam kalitesine göre planlanabilir.

24.05.2026
24.05.2026
Mustafa SAÇAR
Prof.Dr. Mustafa SAÇARKalp ve Damar Cerrahisi UzmanıÖzel Cerrahi Hastanesi, Denizli

Kaynakça

  1. Fiengo, E., & Sbarbati, A. (2025). Lipedema and hypermobility spectrum disorders sharing pathophysiology: A cross-sectional observational study. Journal of Clinical Medicine, 14(20), 7195.doi:10.3390/jcm14207195
  2. Wang, T. J., Schubart, J. R., Wagner, W., Mills, S., Joyce, R. L., & Francomano, C. A. (2025). Intersection between hypermobile Ehlers-Danlos syndrome and adipose disorders: Investigating fascial remodeling with ultrasound imaging. Journal of Rare Diseases, 4, 52.doi:10.1007/s44162-025-00113-x
  3. Herbst, K. L. (2019). Subcutaneous adipose tissue diseases: Dercum disease, lipedema, familial multiple lipomatosis, and Madelung disease. In K. R. Feingold et al. (Eds.), Endotext. MDText.com, Inc. NCBI Bookshelf: NBK552156.
  4. Tinkle, B. T., & Levy, H. P. (2019). Symptomatic joint hypermobility: The hypermobile type of Ehlers-Danlos syndrome and the hypermobility spectrum disorders. Medical Clinics of North America, 103(6), 1021-1033.doi:10.1016/j.mcna.2019.08.002PMID: 31582002
  5. Faerber, G., Cornely, M., Daubert, C., Erbacher, G., Fink, J., Hirsch, T., Mendoza, E., Miller, A., Rabe, E., Rapprich, S., Reich-Schupke, S., Stücker, M., & Brenner, E. (2024). S2k guideline lipedema. JDDG: Journal der Deutschen Dermatologischen Gesellschaft, 22(9), 1303-1315.doi:10.1111/ddg.15513PMID: 39188170

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için lütfen giriş yapın.

Giriş Yap
Yükleniyor...